çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2012 Cuma

zuzaylıda son durum ve babaların babası kutlaması..






maratoooooooon bitti gibi bugün azmettim çocuklarla, evle ,işlerimle ilgilenmenin dışında, eşime de ufak bir sürpriz yapıcaktım hepsini yetiştirdik kutlamamızıda yaptık .Ev ahalisi uykuda , bütün gün ayaktaydım resimleri paylaşıp kaçıyorum sevgileeer:)



boyama yaparken kendinden geçen oğlum:)


ayy çok şeklsiz gelmişti önce ama ,oğlumun beş yaş bitimindeki şaheseri zuzaylı ,sana gönülden saygı duyuyorum:)






vernikleme işide bitti geriye anahtarlık demirini takmak kaldı oda paşka bir postta inşallah:)

Eşimede sürpriz yaptık babaların babası kutlaması dedik ,oğlumla bu akşama biz.Zira hamileliğim boyunca ilk 6 ay soğansız yemeklere sonraki 6 ay tamamen tuzsuz yemeklere tahammül etti hiç sesinide çıkamadı ,yapamadığım salatayla geçiştirdiğim de çok oldu ,sağ olsun hiç şikayet etmedi.Ama oda beni bilir ki hiç üşenmem normalimde ,yaparım uğraşırım süslerim evi ,sofrayı ..Baya toparladık artık kızımla kendimizi babaya bir sürpriz sofra hazırladık:)


kedidili pasta ilk denememdi, pastamızın başka bir görevi daha var daha sonra açıklıyacagım onuda..


muffinlrin üzerindekiler çikolata kelebekler çok iyi olmadılar ama ilk deneme bu 2. de oldu bilin.




daha önce oğlumla böyle çok organizasyon yapmıştık, şimdide ufak bir kızım var takımım güçleniyor giderek daha da güzel hazırlıklar yaparız bundan sonra :)


bütün gün hazırlık yaptı babasına, üstünü bile değişemeden uyudu:)

hepnize iyi gecelerrr....


sahranın gece günlüğü 






22 Nisan 2012 Pazar

teyze ve yeğenleri eyleniyor...



Oğlumun biricik kuzeni yegane ablası bize geldi geçenlerde.Birlikte oynadılar atladılar zıpladılar e  tabi  birgün sonra doydular ,hem oyuna hem birbirlerine .yaşları 7 ,5,ve 4 aylık olmak üzere gelde üç çocuğu tut bir evde.Üçüncü dünya savaşı çıkmadan birşeyler yapmak lazımdı,acil durum muffinleri yaptık küçük kızımda sevinç çığlıkları ve aguları ile bize katıldı.Sulu boya,oyun hamuru,çizgi sinema ,o,bu ,şu.yok.Enerjisi bitmiyor çocukların.yada ben artık yorulmuştumki eğitimci teyzemiz geldiiii bizde küçük kızımla birazz nefes aldık.Beni artık köleye çevirmiş olan oğlum ve yiğenim,teyzeleri ne derse yapıyor ,yeterki o ilgilensin hahaha artık bilmiyorum sadece eğitimden değil bu iş var bişeyler kız kardeşimde çocuklar için özel bir dalga yayılıyor kendisinden :)İletişimin zirvesinde:)))neyse sadece oyun hamuru ile birbuçuk saat tutabildi onları.Kendi adıma oyun diyemiyorum ben oynatırken daldan dala atladılar doğrusu.İkiside kendi istedikleri şeyleri yaptılar kardan adam oğluşuma ayit bizim çok hoşumuza gitti.






buda yiğenimin sıcacık bir yuva yapmış evcimen yğenim benim:)






 buda oğluşumun kaç çocuğun aklına yanar dağ yapamak gelir .
AAA oğlum niye tıkıyosun o kırmızıyı içine diyodumki frenledim kendimi,oğlum ne yapıyorsun dedim,ateş yapıyorum anne dedi yanardağın içinde poaaaaaaaağ patlicak bide kaya kondurdu üstüne ,peri bacası mübarek:)









Bir önceki teyze ziyaretindede oğlumla teyzesi coşmuştu yine aşağıdakilerde  ozamandan.Oyun hamurunu da ,deniz  hayvanlarınıda seviyor kerata ,(tabii en çok zıplamayı)




bunlar deve kuşu yumurtasıymış.:)





18 Nisan 2012 Çarşamba

bizim evi zuzaylılar bastı...


Oğlumun bay becerikli hayranlığından bahsetmiştim daha önce.Zatı muhterem bay becerikli okadar becerikli ki geçenlerde uzaylı yapmış o zamandan beri oğlum söyleniyordu anne uzaylı yapalım gel anne uzaylı yapalı.Bay becerikli neyle yapmış ?oyun hamuru ile;yapıyoruz bozuluyo oğlum feryat figan.Öylemi böylemi derken ilkokulda yaptığımz tutkal hamuru aklıma geldi evde mevlüt hazırlıklarından kalma biraz tutkal verdı internettende baktım biraz yaptım amaa kuruma süresi çok uzun tabi bunu biliyordum ama koca hamuru elime alınca oğlumun ne diyeceği aklıma geldi ''anne uzaylımı ver uyicam,oynicam,atlıcam ,zıplicam''v.s.
  bi okadarda seramik hamuru yaptım fırınlamak üzere oynadık kalıplarla kestik uzaylımızda şeklini buldu :)oyun hamuru olarak esnekliği çok güzel oldu fakat figürleri ayakta tutmak biraz zor oldu .


heykel restorasyonunda yapılan (ve benim biiiiiiiir ton makale çalıştığım konudur) heykellerin içine demir çubuk konulduğu geldi .arkeolojik kazıya gidemedim ama metotlardan biri işime yaradı,hamurun içine kol ve ayakları tutsun diye kürdan koyduk:)  bide mantar yaptık.
Kalıplı figürlere kürdan takarak delikler açtık kendileri anahtarlık olacak ve oğlum sevdiklerine hediye ediceeek.üstte de muffinler pişiyo kek yapmayı çok seviyor oğlum  krem şanti ile ve süsleme şekerleriylede üstünü kaplıyoruz.Seramik hamuru derken ;kendimizi bide muffin yaparken bulduk:)




    simlemekte anne oğul takıntımız sim sim siiiiim:))  (çok pepe izlemekten kalma bir alışkanlık vurgulu üçkere söylemek)


zuzaylımıza hareketli gözlerde  yapışıcak yerlerini belirledik.şimdilik boyadığımız kadarı ile bir resim ekliyorum ama tam bitmiş halleri ile bir post daha yazıcağım zira anahtarlık halleri yanlarına başka süslemelerde eklicez dahada farklı olacaklar.ev işleri ve bebeğin ihtiyaçları ,elişlerimizi sonuna kadar getirmekte zorluyor bizi ,bu yüzden parça parça yapıyoruz .bir günde bitiremiyoruz zira.


görüldüğü üzere bitmediler daha ,biraz daha işleri var.ama sanki bitirmişiz gibi paketleme hayali kuruyo ağlum ...

14 Nisan 2012 Cumartesi

canlarım...

Nur toplarımla bir günü daha noktaladık.Yirmid dört saat yetmiyor bana artık.Oğluşumla aktivitelerimiz hep yarım kalıyor .Kendi yapmak istedigim şeylerede ,toplayıp zihnimi veremiyorum .Evimi bir dengede götürmek çocuklarla ilgilenmek ihtiyaçları ,birazda oyuna zaman  yetiyor ancak.Bir ona bir ona koşuyorum,eskisi gibi her an herşeye hazır nazır anne olamıyorum.Sırasını beklemek zorunda  kalıyorlar.Bazende hak mı geiyo ne:)Oğluşumda güzelce okuluna başlarsa sanırım ikisi ile de daha kaliteli vakit geçirecegim.
      İki çocukla daha fazla ev hayatına geçiş yaptık hazırlıklıydım,zaten ben deniz evini çok seven ev kuşlarındanım.Gezmeyide severim ama sevdiğim yerlere gitmeyi ,sohbetini sevdiğim insanlarla vakit geçirmeyi severim.Herşey kararında olcak insanın  hayatında ,bizim skalamız biraz evden yana kaydı bu gerçek dengeli sözcğne örnek değilim bu aralar.Hele eşimle beraber hatta oğlumuz olduktan sonra da yaptıgımız İstanbul kazan biz kepçe gezilerimize daha oldukça uzağız gibi görünüyor.Tek hedefli geziler yapıcağız artık ,şuraya denicek mesela ona göre plan program hazırlık.Ordanda geri dönüş:)Aynı gün birkaç yer gezmek olanaksız zaten.
     Zevk için yaptığımız şeyleri kendimizede zehir etmeden yapmak istiyorum.Zaten anne olarak herşeye katlanmaya programlanıyorsunuz birden normalde canını sıkacaksa bile yok önceliklerinniz değişmiş oluyor.Ama çocuğunuzun canı sıkılıyorsa yada onun için birşey sorun oluyosa bir beyin fırtınası yapıyorsunuz.Ne yapabilirim nasıl çözebilirim.Kimisini halledebiliyorsunuz ,bazısını zaman çözyor.Ama çaresiz kalmak her hangi bir nedenle çaresiz yada çocuğunuzun bir sorununa cevap veremiyosanız.Tahayyül edilmez hayal kırıklığı oluyor .Yetersiz hissetmek kadar elzemi yok diyorum.Hiç bir anne baba yaşamasın inşallah diyorum .Çocuğunuzun sağlığı ile hele imtihan olmak çok zor kıyısından dönmüşlğümüz var böyle bir imtihanın hemde şu gün bakıyorum da  ne dertler varki yanında hiç kalırdı bizimki.
   O kadarına dahi dayanıksızmışım.
      Nerden nereye geldi yazım .Ama ihtiyacım varmış yada ihtiyaç varmış demekki diye düşnürüm böyle zamanlarda.Herşey bizim için ,insanoğlu için ,yaşarken çoooooooook zorunuza gitsede zaman gibi bir melhem varki bazen neler katmış diyorsunuz bu durum bana neler neler öğretmiş.Hiçte o zaman ki insan değilim diyorsunuz artık.Zaten anne baba olarak ta gücünüz bir yere kadar vazifenizi yapıp beklemek kalıyor geriye.çok zorda olsa kucaklamak gerekiyor imtihanı zorluğu.
         MADDİ MANEVİ ZORLUKLARIN DAHİ HİKMETLERİ VAR KIZIM demişti babam.Sen derdine sahip çık elinden geleni yap.
      Öyle yapabildik mi bilmiyorum ama hakkikaten uğraştım kendimle çok.şifa da bulduk sonrasında.Tüm dertli anne babalara acil şialar tez zamanda  feraha çıkmalarını diliyorum.

Hoştur bana senden gelen,

Ya gonca gül,yahut diken.

Ya hayattır,yahut kefen.

Nârın da hoş,nurun da hoş.

Kahrın da hoş,lütfun da hoş
..

         diyebiliriz inşallah.
       
     

11 Nisan 2012 Çarşamba

üçüncüsü bu kalbe ağır gelir...

oğluşum  tay tay durmaya başladıgından beri hayvanları çok sever hav,mırr,cik derken şimdi su samurunun sesini bile müthiş taklit ediyor bukalemun yok komodor ejderiymiş,benim köpek balıgı yada balina deyip işin içinden sıyrılcağımı sandığımda dahi beyefendi yok beyaz balina yok bilmemne köpek balığı diyerek sağ olsun beni düzeltiyor.
     Bir türüde bilme kuzum ya.
     2.5  yaşındaydı henüz teyzesi ile beraber üçümüz gezmeye çıkmıştık evin hemen aşagısında atılı bir su borusu vardı ama dardı oldukça .miyav sesi geliyor biryerlerden ama içler acısı sesi , ağlamaktan çatallaşmış , o ne diye döndüm oğluşum zaten anlamış anne kedicik nerde dedi .Bakıyoruz saga sola ama yok anladık borunun içinde hayvan ama gözükmüyorda uzun boru agır kaldıramıyoruz.Oglum büktü dudakları anne kedicik sıkışmış başladı ağlamaya,anne kedicik ağlıyo kurtar onu .Oğlumun yüzünü görünce bende saldım salcam makarayı.Hemen yanda dogalgaz tesisat bürosu var onlara söyledik.Bi tanesi dedi yaa  o sabahtan beri orda yaa.Önce anlamadık ne diyo baktım yüzüne yani keşifmi yaptım zaaten biliyoz demek istiyormuş.Hiç birşey demedim ,diyecek birşey yoktu zira.Bir kedi ağlaması ile saatlerdir oturmayı başarmışlardı nasılsa ne desem işe yaramazdı.çıktım.Oğlum borunun başında ağlıyo ,cumartesi eşim evdeydi şükür eve dönüp eşime haber verdim oĞlum teyzesi ile borunun başında biryere ayrılmıyo.
   Eşim indi hemen oğlum babasını uzaktan görünce ,babacım kurtar kediyi dedi.
Babası sakinleştirdi bizimkini şimdi siz gidin gezin oğlum ben kediyi kurtarcam gelince görürsün dedi önce ayrılmak istemedi oğlum, razı etti babası(sebebide hayvan yaralıysa felan görmesin diyeymiş)ben düşünemedim olayın duygusallıgına bir hayli kaptırmışım kendimi.
    Biz ayrıldık döndgümüzde borudan ses gelmiyordu ,boruların yeri deyişmiş felan.Eve çıktık ki sürpriz eşim balkonda beslemiş çamurunu temizlemiş kedinin ,oglum mutluluktan havalara uçuyo kediyi kurtardık kurtardık diye bir telefon itfaiye gelmiş biraz uğraşmışlar ama çıkarmışlar kediyi yavru kediymiş hemde.beyaz siyah,çok istedik bizim olsun ama hayvancık durmuyo oglumda alerjik bronşit geçiriyo bir gece baktık sonra saldık kediyi dolaştı bayagı evin önünde oğlumla camlara yapıştık osoruyo annesi nerde ,kedicik çok yalnız.Bende bir ton hikaye uyduruyorum .Neyseki annesini buldu da rahatladık.Hala  aldığı her oyuncağa anne ve baba da aldırır, fil alırız büyük boy anne ,baba alırız ,kırmızı bir araba alırız yanına büyük boy  anne baba :).Hala arada bahseder bu olaydan. En uygunu balıktır dedik bir sabahta kalktık ki ölmüşler göstermeden lavaboya ,oğluma da ailelerini ziyarete gittiler dedik.


    En son hayvanımız 'koca kuyruk'japon balıgımızdı .O da sizlere ömür.Yok hayvan deyip geçemeyiz bize agır geliyor, baksamda sorumluluk  hissediyorum.Üçüncüsü kalbimize  ağır gelir.Daha almam hayvan eve mecbur olmadıkça gitse üzülyorsun ölse üzülüyorsun.Oğlumunda uykuları kaçıyor düşünürken.
      oğluşum hayvan sevgisini artık ,sokak kedi ve köpekleri ,oyuncak hayvanları ile gidericek...

8 Nisan 2012 Pazar

ah pazarrrrrrr...

Kim demiş pazar tatil günü diye?
Annelik zor.Özveri, emek ,heyecan,stres,sorumluluk.Ama mutluluk mutluluk mutluluk.Ne diyeceklerim anlatır anneliği,nede demek istediklerim.Tarifi pek mümkün değil yani.Dileyen herkes yaşar inşallah diyorum.Ama maraton seveceksiniz bir kere.Aynı anda iki üç iş yapıp,üç beş şey düşünüp,komplex planlar yapacaksınız.bazen çocuk ,bazen yetişkin,bazense etkisiz eleman olacaksınız.Nerede dur diyeceksiniz nerede yürü yavrum diyeceksiniz çok mühim.büyüdükçe de sorular sorular sorular artacak.Cevaplar dahi ölçülü olacak.Bıkmak usanmak nedir bilmeyeceksiniz.İhtiyaçları önceden tahmin edeceksiniz tam bir organizatör olacaksınız.Böyle uzayıp gidecek liste.Tamamen karşılıksız bu özveri neredeyse hücrelerimize kazınmış olacak ki,o iki kocaman göz size her baktığında tekrar enerjiniz yerine gelecek.Her yeni güne daha bir enerjiyle başlayacaksınız.
  pazarrrrrrr günleriniz dahil:))Eskiden yani 5 yıl öncesine kadar :)Pazar günü diye bir kavram vardı benim için kendisine pazarrrr diyordum ki sadece ben merkezli bir gündü.Şimdi yedi yirmidört mesaimde pazar günlerim dahil 23:00 suları itibari ile oturmuş bulunmaktayım.Ma aile geçirdigimiz güzel bir gündü çok şükür çocuklarımızla vakit geçirdik, gezdik ,sohbet ettik,yanımızdaki iki tatlı yetmiyormuş gibi biraz daha tatlılandık.:)




Tabi her annenin tahmin edecegi günlük ev düzeninden çocuk bakımına bir ton iş.Bunları kendinize eziyet haline de getirebilrsiniz eylence haline de.Oğlumda uyguladığım yöntemi kızımda da kullanıyorum ben, herhangi bir iş yapıyorken oda ,ana kucağı denen koltuğu ile yanımda duruyor kimi şarkı ,kimi sohbet ,bulaşık eldivenleri ile oyun yapmaktan,dolap düzeltirken havlularla cikkalar yaparak uyanık kaldığı saatlerde de idare ediyoruz.Arada küçük ağabimizde  oyunlara dahil oluyor ve dolabınızı normalin  iki katı bir zamanda topluyorsunuzzzzz:)
Tüm gününüz dolu dolu geçse de nasıl bir yaradılıştır ki bu kadınlık ben dahi kendimi çözebilmiş değilim ,yinede kişisel tatmini açısından diğer uğraşlarına da devam etmek istiyor insan ,hele ki üretken bir yapınız varsa.İçinizde bir yerde hep uğraşıyor sizinle.Zor geçen hamileliğim sebebiyle,şimdi ise çocuklarımdan biri beş biri 4 aylık olduğundan kişisel uğraşlarımı zorunlu olarak azalttım.Tezhib te hamlaşmamak adına kendimi zorlayarak iki sipariş aldım.inşallah vaktinde bitiririm.Burada da tezhib işlerimi,dikiş çalışmalarımı,oğlumla yaptığımız el işi oyunlarını paylaşacağım inşallah.
hahaha  yazmak dahi iyi geldi azmim arttı birden:)
 ne yapalım pazarrr 'ım dahi yok ama gecelerim var değilmi ''gece günlüğü''!!!


oglum pazar gecesi kapanışını yaparken.
ben:aaa oglum bu ne?(kendisi bir üstteki bardak rafını boşaltmış iken)
oğluşum:anne görmyormusun bu benim bal petegim.
ben:mmm ee şimdi nolcak bunlar
oğlum:şimdi hepsini içebilirsin,işim bitti.
ben::)))

6 Nisan 2012 Cuma

Bahar geldi,geliyor,aaaa yaz gelmiş:)

Evet iş güç ,aşılar ,iki çocuk, ona yetiş,buna yetiş,derken yok olmayacak açık hava lazım, hafta sonları bize ilaç gibi gelen anneanne ziyaretini cuma öğleden sonra ya aldık. Annemin evinin bahçesine adeta attık kendimizi.oğlan anneleri bilirler ve hatta tam destek vereceklerinden eminim dört duvar apartman hayatı hele ki bir erkek çocuğunuz varsa eziyet olabiliyor.Evinizin sevin veya sevmeyin hele ki çocuklardaki tırmanma hoplayıp zıplama isteği ev ne kadar geniş olursa olsun asla doğal bir ortamın yerini tutmıyor.Evde enerjisi tükenmeyen teşhisi neredeyse kesinleşmiş olan hiper aktif oğlum anneanne bahçesinde biraz rahatlıyor.Çok sevdiği kendine ayit saydığı incir agacı en iyi arkadaşlarından:)gökyüzünün güzelliğinden ,kuşlardan bahsediyor, hayaller kuruyor oraya bir ev yapsak orada yaşarmış hiçte bir yere gitmezmiş.kendisine yemek servisi bile yapıyoruz.Eline geçirdiği sepetle kimi kozalak kimi çiçek topluyor salıncaklar tavşan derken akşam oluyor evde televizyon yada bazen bilgisayarla az nefes aldığımız halde bahçede tenezzül edip içeri girmiyor bana sorsanız apartmanın temizliğinden rahatlığından çok memnun idim bahçeli ev mi aaaa asla derdim temizliği zor, işi çok, hele ki duplex hiç istemem diyordum.Ama beğeniler dahi şartlarla paralel imiş .İki çocuk annesi olarak anladım ki apartman insani bir şey  değil. Şehirdeki tozdan kirden hasta olursunuz ama bahçenin.doğanın tozu dahi yarar ,Gülmeyin ciddiyim.Çocuklar için apartman hapishane, hayal güçlerini örseleyen anneyle çocuğun arasını açan bir yer. Dur yapma etme, kırılacak, düşeceksin derken off ne çok konuştum kendimden yoruldum diyorum bazen.Hele çevremden aa çok genişsiniz siz çocuklara çok müsamaha gösterirsiniz diyorlar ki eyer böyle ise geniş olamayan ailelerin çocukları ne alemde düşünmek istemiyorum.sonra baktım evdeki eşyalar da çocuklu aileye  uygun değil hele ki bir orta sehpayı dahi çocuk kendine nasıl tehlikeli bir hale çevirebiliyor zamanla ögreniyorsunuz..Marsu pilami izlediyse eğer durum daha vahim vitrin vitrin değil ağaç oluyor . Hadi bakalım al bir tehlike daha, aman başlarım süsüne püsüne çocuğumdan değerli mi diyorum onunla da kalmıyor ki daha neler neler demek ki şu dört duvara sığmıyor o nur yüzlü yavrularımız hadi benimki normalden biraz fazla ama komşularıma bakıyorum hele ki oğlan anneleri ah oğlan anneleri hapis hapishane kesin şu  apartmanlar .Şikayet etmek için yazmadım bu yazıyı aslında  yada şehirleşmeye bir reddiye de benden olsun diye değil, toprak diyesim geldi doğrusu toprak insanın kötü enerjisini alırmış yalan değil işte kanıtı uyku bozukluğun mu var iştahın mı kötü, için mi sıkılıyor ,duvarlar üstüne mi geliyor hangimizin doğ  al bir ortamda temiz hava yanında da bir çay olunca , keyfi yerine gelmiyor .Kendinden pay biç demiş atalarımız nasıl bu çocuklar daralmasın sıkılmasın sinir hastası olmasın. Yakın bir tanıdığımın çocuğu saç kıran olmuş çocuğa stressiz ortam lazım demiş doktor daha 4 yaşında çocuk ,bir başka tanıdığımız çocukta sinirsel davranışlar iletişim bozukluğu 10 yaşında .vs. vs. ya şu mahalle hayatı çocukların bahçelerde kir pas boğuşarak haşeratlık yaparak gezdiği günler sağlıklıymış madden ve maanen.  Parka gidiyoruz yavrum 4.5 yaşında bir oğlan çocuğu yere dahi oturmadan kum oynamaya çalışıyor ,malum geniş olarak adlandırılıyoruz biz kumlar artık baştan aşağı süzülüyor diğer yavru ise krizlerde üzerime kum geldi anne eve gidelim.Ah ne takıntılar var daha ben mi görüyorum sadece bunları ?bu yüzden insani değil bu apartmanlar 2 katlı en fazla eski tabirle düz ayak olacak ev dediğin  bir ayağın toprağa değecek yoksa insanlıktan çıkıyor insan manevi sağlığı bozuluyor.ee daha insanlığını, kendini yeni öğrenen bu yavrular ne olacak. Benim çocukluğum dört yanı bahçeli evde geçti senin ki öyle onunki şöyle,ya yeni nesil bu yavrular? ah sorumluluk ah vicdan evladım olmasa acaba bunları fark edermiydim yada bu kadar önemsermiydim acaba. toprak lazım insana letaifini istiyor insan, toprak ,su  .....olmadığında kendinden çıkıyor kabuğuna sığmıyor insan.