gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2012 Salı

cumartesi ayasofya'da zamanı durduralım....

       Cumadan niyet ettik cumartesi acıkın gezelim diye geçtğmiz haftayı bendeniz sabah ezanlarında yataraktan noktaladım işimn köşe işlerini bitirdim kenar bordüre geçiyorum inş.azcık gezme acıkın ödül misali yani,annemlere gittik cuma günü  ,güneşli idi hava ,gül hanımın dedesi salıncak almış sallandı da kıkırdadı bize uyudu  sonra keyfi keyf keratanın ,sonrada biz oğlumla sallandık birden hava karardı yağmur başladı çardakta da kahve yağmur keyfi yaptık ama çok yağdı havada soğudu birden dedim içimden mafiş biz yarın gezemeyiz aman olsun hayırlısı dedim.
       eşim geldi oda aynı fikirde  ,genelde aynı fikirdeyizdir ama genel olmayan diğer kısımda ise tamamen zıtıızdır:)sabah kalktık hava süper  hazırlandık çıktık ,hedefimiz küçük ayasofya camii,ilk durak topkapı metro durağı ,biz toparlan çık öğle olmuştu ee ihtiyaç  molasıda oldu gül hanım arabasında sıkılmış acık kadınlar mahfilinde yuvarlandı  , teyzelerden ninelerden dua aldı,



 ve  beyazıta geçtik..


 bazı  almak stediğim şeyler vardı ama bulamadık  gezdk, sahaflara uğradık kitap ,yazı,kamışlar,mürekkepler ,maktalar ,tezhipler,minyatürler :))))tam benim ortam yani...zar zor çıktım dışarı  ,dört kişlik aile olduk ben kızı alıyorum eşim oğlumuzu gruplaşma yapıyoruz gezmede .:)
 biblosu bile zarif semazenlerin ilahi aşk ile dönen semazenler.



 benim ,ablamınive kardeşimin elindeki kitapları bitirdikten sonra alınacak üç kitap diyorum:)

 sanıyorum seyahat için çook küçük ebatta yapılmış küçük ev aletleri vardı bu dükkanda oyuncak gibi çok şirin:)insanın bavul hazırlayası geliyo haha:)

 ordan yine geze geze gümüşçüler, antikacılar ,insan seline bıraktık kendimizi ve derken sultanahmet meydanına geldik eski hamam yerinde Başkortostan'ın Sabantuyu Bayramı kutlamaları vardı. yöresel kıyafetler iki milletin halk oyunları,başkonsolos ve kültür bakanı vardı çok kalmadan ayrıldık biz.

 veznecilerden saraya  ,ordan eminönüne benim mekanımdır buralar çalıştığım zamanki güzelgahım  malumunuz eski eser onarımcısıyım .:)

 heryerde yavru kedi anne kedi buluruz biz...Oğlum sağ olsun kendimi kedi anası ilan edicem ..
  tıngır mıngır yürüyerek kimi oğlum kuş kovaladı ,ağaçlara tırmandı ,çayevinin bahçesindeki renkli  lambaları yanına almak istedi ,babasının omzuna çıktı, öylece sultanahmedden cankurtaran yönünde aşağı indik sağ doğru başınızı çevirince atyolunun dışarda kalan bir bölümünü görürsünüz önünde otopark var aklıma 10 sene öncesi geldi okul stajı için cankurtarandaki eski fransız hapisanesine giderken yine böyle baktığımda daha bi yıkıktı burası tamir görmüş şimdilerde ,küçük ayasofyada onarım gördü çevresi de güzelleşti canlandı ahşap yapılar restore ediliyor.
 .Bir turistik büronun penceresindeki bu afişte bana geçmişi hatırlattı böyle yap bozum vardı ilkokul zamanlarında o zamanda  da bana muhteşem gelirdi eski medeniyetler, tarihi eserler, bide bunun her ilin meşhur olan ürünü olanndan vardı ,onunlada çok şey öğrendim ,gene bulmak lazım oğlum pek sever yapbozu:)

  2.durak küçük ayasofya oğlum babası le abdeste ben gül  ile camiye ,stajda namazımızı burda kılıyorduk tiren geçerken bayada sallanıyordu cami ama şimd hiç hissedilmiyor  restorasyonunda da gelmiştm kubbesi tamamen kaldırılıp tekrar onarıldı ciddi bir yıkılma sürecine girmişt tekrar namaz kılmak çok güzel küçük ayasofyada .Bu arada küçük ayasofya sultanahmette ceddim darılmasın ama sarayıda içine katarak en sevdiğim yerdir ,herhalde karakterimden olacak kalabalıklar çinde hhiiiiiç rahatsız olmamsamda  ve hatta çokta iyi uyum sağlasamda ben denz sakin yalnız ,ikili yahut küçük grupları daha çok severim sarayında bulunduğu bu tepenin heryerini çok sevsemde küçükayasofya  ,sultanahmedin o kalabalık  ziyaretçi akınına hiçte  uzak bir mekan değilken dahi çok sakindir
  bana zamandan sıyrılmış kendi yaşantımı dondurup bir an öylece kalıp sanki başka bir aleme gelmişim hissi verir ,buna yakın hisleri tezhib yaparken   ve birde evimden çok uzağa seyahate giderken hissederim kalp atışını gösteren ve sonlandığı zaman ,o meşhur cihazdan gelen dııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııt sesi vardır ya iş te tam o evrede'' geçmiş ,gelecek ve o an ''benimledir.nekadar tabir edebildim bilemiyorum ama o durdurulmuş an mutlak huzurun kapısını ya açar ya açamaz düşüncesindeyim ,
üç zaman dilimi için doğru yaşamışlık huzuru ,yaşamamışlık ise hüsranı getirecektik,




Nişanlandığımız zaman ben cumartesi günü benim tezhib, eşiminde işi ile ilgli kursu olduğundan yine sultanahmedde olurduk gezmeye fırsatımız çok olmazdı ama brbirmizi sevdiğimiz mekanlara götürürdük burasıda benim eşmi getirdiğim yerdi  ona şöyle demişim bi gün canım çok sıkılırsa ,üzgün olursam beni buraya getir.Geçmiş gelecek ve o an  noktasında ben muhakkak rahatlarım.:)




   herhangi bir sıkıntım yok şükür bu sefer nostalji yapmaya geldik.Bu arada Küçükayasofya dönem şartları ayasofya yapılmadan önce böyle büyük bir yapı yapılmadan önce nasıl olacagı görülsün diye yapılıyor ve küçüğünü gören kralın izni ile büyüğüne başlanıyor mimari bir gelenek bu aynı zamanda ..
  Avluya bakan kubbelerden her birinde el sanatlerı tezhip ,hat,minyatür  icra ediliyor ney dersleri  bile var bir de çay ocağı var kışında tentelerle örtülüyor kış ,yaz ziyarete uygun ,bahçedede ördekler geziniyor hanımelleri güller artık daha tarife gerek yok  :)
      müzeheb bir meslektaşımla tanıştım çok tatlı bir insandı işin edebine müthş ölçüde sahip ,cok zarif bir bayandı kendisine burdanda rabbim hayılısı ile emeklerinin karşılığını ziyadesi ile versin diyorum amin.



  Küçüğü bile şahsımanevis ile böyle etkileyici iken büyüğünde neler inkişaf olunur kimbilir.
Nişanlı iken burda elma çayı içiyorduk ben  bu aralar kahve tiryakiliğine geçmeye başladığımdan kahve içtik fincanlarda bir manalıki  şimdi düşünüyorumda bu kısmı sanırım eşim ayarladı burda çini desenli fincenlar verilirdi ,fincanlarıda seçti sanırım:))  veee ikindi ezanıı olmuş bile.
haha masamız bile mekanın antikalığına uyum sağlamış.

 İsmi küçük manevi şahsı ulu küçükayasofyamıza selam verip tekrar kalktık gelirkende dönerkende sahile inen yolda çok trafik vardı sultanahmedin bazı yerleride tırafiğe kapanmış herhalde bundan olacak .
     Oğluşumda bizimle beraber gayet akıllı  uslu gezdi tekrar meydana çıkarken artık ne zaman okyanusu görücem diye başladı konuşmaya,bizde şimdi oraya gidiyoruz çocuğum dedik insan seline önce bi takıldık ama büyük ayasofyanın önünden ara sokağa girdik valilik yanından kitapevine uğradık büyüteç aldım oğlum pepe kitabı gördü aldı eşim benle oğlum arasında  koştururken 2. babaların babası ödülünü almak için olucak büyük çaba gösteryordu:)
         sirkeciye inerken alışıla gelmiş tabir ''kara göründüüüüüüü'' biz biraz alışıla gelmişin dışında olacağızki oğlum ''okyanus göründüüü'' dedi ,bişeyler yiyip iskelelere indik vapura binelim diye tutturmadı sağ ılsun balıkçıların sağında solunda merakla koşturdu denizi seyretti bir ara biriinin oltasına takıldı,ayakkabısı korkuluklardan aşağı düştü (o nasıl oldu ise)  :))bir turist genç atladı kenardan biz şaşırma faslını henüz noktalayamamıştıkki ayakabımıza yeniden kavuştuk :)
  çok geçmeden gülümüz  abisinin zevkini baltalıyaraktan 3. molası için isyan bayrağını çekti tranvaya koştur gittik ve yine topkapıda 3. uzun molamızı verdik akşam ezanı ile ...
      evimizin yolunu tutarken gülümüz 3. uykusuna daldı üstanbul siyahlarını giydi ve ben objektifden bakarken bugün  panorama istanbuluda hallederiz diye düşündüğümü ama tamamen unuttuğumu farkettim ve yine hemen zeytinburnu hedefli geziimizde senide görürüz panorama  diyorum:)))
                                                                              sevgiler
                                                                                              sahranın gece günlüğü

14 Mayıs 2012 Pazartesi

leylek gördüm havada yumurtası tavada:)



 2 ay önceydi sanırım eşimle çocuklarla  bir yere gidiyorduk ki  havada leylek sürüsü gördüm.Eşimi de hemen dürteleyerekten gösterdim ki ,yalnız kalmayayım.Annanem sağ olsun  hep takip eder muhakkak görür bu aylarda leyleği, hep gezer sonrasında .Bana da çok göstermştir bir kaç yıldır görmemiştim bu yıl gördüm.EEEE napalım leylek işte diyorsanız; leyleği havada görürsen o yıl çok gezersin inanışı bizim ailede çok iyi yer etmiştir.Bende leylekleri görünce anında dünyam aydınladı :)))hahaa bu yıl gezeceğim dedim.Sonuç ta eve kapalı değilim ama şöyle il dışı uzak mesafeler hani hayırlısı bakalım ben 2 çocukla hele ki hiperaktif abimizle zor derken açılışı güzel yaptık hadi bakalım bismillah:)
     Bu hafta sonu da kuzenimin,doğrusu kuzenlerden bir tanesinin zira  bolca var bende sağ olsunlar hepsinin eri ayrı, nikahına gittik.
Hava kapalıydı ama çok güzeldi sıcaktan bunalmış ,yada soğuktan donmuş değildik öyle efil efil akrabalarımızı teyzeler ,yiğenler, dayılar görüştük.Nikah merasimi uzun sürmez bildiğiniz üzere ama herkesi konuşmadan dahi bir arada görmek huzur verir bana Annanemin evi küçüktür oldukça küçük ama gönül birliği olsun ,bayramlarda o eve nasıl sığıyoruz hayret  bişey:))))Bide öyle yavaş mülayim ,herşeye he dien felan karakterler mümkn değil yok bizim ailede:)) herkes profesör ,paşa,dediğim dedik,hepside ayrı karakterde ayrı  meslek seçmiş  birbirinden alemdir .Anne tarafından akrabalarımdan bahsediyorum bu arada .Bir bayram yada  nişan v.s gibi topluca bir araya geldi isek 3.cihan harbi sesl korosu olaraktan mahalleye  coşkulu bir yayın yaparız :)Bağırarak anlaşmak ailenin en güzel geleneği bizde alay etmiyorum son derece ciddiim .Eğer bir yol sordu isenizz işte tam orda pişman oldunuz demektir ,biryere nasıl farklı 10 çeşit yoldan giderim deseydiniz daha yerinde olurdu:))
       iddalaşmayıda pek severler :)kazara arada yabancı biride bulunuyorsa dahada eylencelik bir ortam zira insancık(annanem den geçme bir alışkanlık şevkat duyunca böyle der)kızarır sıkılır bu ne yaa diye gerilir,çevresindekiler bir maydonozun ekimi hakkında dahi ayrı fikirde ve ayrı metodlarda kavga edercesine anlaşmaya çalışmaktadır,sohbetin sonunda dahi çoğunlukla ortak bir yol bulunmaz sadece neşe içinde gülyorlardır.Eğerk çocukluk anıları açılırsa daha vahm bir olayı herkes farklı hatırlar ama hepsinin hatırası ayrı bir kahkaha krizi getirir.Birbirlerine yaptıkları zıpırlıklar şakalar hatta bazıları ozaman ortayada çıkabilir.Biri dğerine haa o sendin demek diye daha eni farkına varır daha bir elencelik olur ortam.Ama yabancının başında duran düşünce bulutunda şu yazar ''ne arıza aile ya'':)))
         Hafta sonu evlenen kuzişimin bi lafı var pek severiim bu sözünu  ''dedemin çocuğu olupta sinirli olmayan ,bağırmadan konuşan biri varmı abla'':))
         çok haklı zira bu gökkuşağının yedi rengi yedi kardeşin anne babasıda son derece renklidir ki  evlatları da bukadar ayrı şahıslar olmuş,
        dedemin memuriyeti  sebebi ve yerinde duramayan  göçmen karakteri ile uzun bir zaman anadoluda görev icabı dolaşmışlar çocuklar ayrı memleketlerde doğmuş,bir yılda dahi 3 okul değiştirdikleri olmuş.İstanbula bir dönüşlerinde Türkçe konuşamıyorduk arapçaya öyle alışmıştık ki diyor annem ,okulda alışana kadar fransızca konuşarak anlaşmışlar :))) her memlekette ayrı yer ayrı mekan kültür,insanlar tanımışlar,birçok şe öğrenmişler.
           Annanemin soyu ayrı alem büyük büyk büyük dede efend urfadan kalkmış bulgaryaya gitmiş kurtuluş mücadelesinde daha yakın dedelerden biride kurtuluş savaşında mücadelede çok faydalı olmuş İstanbula yerleşmş,tevafuk o ki dedemin dedeside çanakkale direnişçilerinden ooo daha neler neler .Böle gezenti renkli  bir aileden geliorum.baba tarafıma başka bir yazıda deyinirim ice karışcak işin o tarafı şark uzantılı.Kayın valdeme diyorlarmış gelinin nereli ayyy diyomuş çok karışık İstanbullu istanbullu:))hahah
         konuyu dağıtmadan leylek çevresinde dönücem ama leylek durduğu yerde durmuyorki.:)Kısaca leyleğ gördüm havada ama bakalım bu ıl gezcekmiym:)hayırlısı bakalım:)
     bu gün çok yoruldum hafta sonu nikah ardından hasta ziareti eve geldik daha bir karıştık pazartesi yetmedi bana herkes uyudu ben az dinlencem dedim yerde yapılmaı bekleyen sarmalarım bi sepet ütüm,katlancak çamaşırım,hatta yine ıkancak çamaşırım var bütün gn ne yaptım ben hiç hatırlamıyorum:)))Bide gezme yazısı yazıyorum:))))
     bu arada ferace aldım. Sıkıldım çocuklarla zor oluo giyim kuşam uğraşmak ,pratik olsun istedim hem spor hem klasik çok rahat kombine ediliyo , canımda istemiyo kontes kontes dolaşmak az salaş olcam bu bikaç ay ben ,sırt çantamı alıp bebeleri koltuklarmın altına sıkıştırrıp.....:)))haha hayali bile güzel ama hayal! nerde bende o güç , o mukavemetli sırt ,ayy çok narin yaptı beni  bu annelik, benki assos tepelerine sabah karanlığında tırmanmışım (anlatıcam bu anımıda:)))benki yürüyerek istanbulu arşınlamışım,ben ki ege antik kentlerinde yazın kavurucu sıcağında beynim kaynaarak gezmişim ve  hala yaşıyorum,benki yükseklik korkum var derken minare ,kubbe tepelerinde gezmişm ,gaz  veriyorum kendime ama cık napcam bu sırtımı ya((( doktor yüzmeye git dedi, ama bu yoğunlukla kendime sulak bir mezar seçsem anca o zaman belki vakit bulcam hahaha ıykkkk.
             Neyse tamam bu gün yoruldum ama kefim pek yerinde bir okadarda ev kuşuyum ben severim evde oturmayıda  hadi gideyim sarma ,ütü gece işlerim var benim tumayın beni napayım by.....:)

   

26 Nisan 2012 Perşembe

İstanbul ....kazana 4. kepçen hayırlı olsuuun:))

Haftasonu postu bitmedi bir türlü  zira kampa girdim elimdeki işleri bitirmem lazım hayırlısı inşallah.Daha öncede demiştim eşimle şehir turunu pek severiz istanbul kazan biz kepçe yanii .Ama durum artık pek öyle olamaz gibi geliyordu bana.İkinci çocuk  oldu  daha küçük  beş aylık oldu yeni, ben kendimden umudu kestim kısa mesafeye gider döneriz diye düşünüyordum artık .Sırf bu korkumdan alışverişim dahi çok geçe kaldı neyse.Pazar akrabamızdan çıktık hedefimiz eve gitmekti  tabi ama şahane hava var eşim az yürüyelim dedi ben dünden razı tabi:)hadi dedik az yürüyelim kısmet bu ya uzun zamandır aradığımız baston puseti bulmuş, almış ve kendimizi haliç sahilinde gezerken bulmuştuk::))az yürüyelim dedik mi korkacağım bidaha kendimden, soluğu bağdatta alabiliriz.:)Balatta şirin bir camide hem farz hem  ''çocuklu molası'' verdik, camiler bizim evimiz zira.


.Haliç kıyısından gezerek sahabe mezarlarına geldik ziyarette bulunduk, fevkale de oldu buralar .Doğma büyüme istanbul'lu olarak bu sahilin sahabe mezarlarının ve daha bir çok yerin çok eski hallerinide bilirim.
   Annem ve babam cami,türbe ziyaretini tarihi eserleri ,müzeleri gezmeyi çok severdi çocukluğumun istisnasız her pazarı istanbul'u  didik didik etmek sureti ile  gezerek geçti.Öylece bu zevkleri bana ve kardeşlerime de geçti.Hatta aynı kafadan birde eşim oldu:))
       Daha ben ilkokulda iken ikinci sınıftım yanlış hatırlamıyorsam Türkiye gazetesi hep kitap verirdi alırdık mutlaka.Bir promosyonun da Evliyalar ansiklopedisi  vermişti.Annem zaten ansiklopedi okumayı çok sever okuyor anlatıyor bize,okuyor anlatıyor babama .Şu şurdaymış bu burdaymış.Babam dedi bir gün; hanım gel her pazar hem gezelim hemde  istanbul da yatan bi evliyayı ziyaret edelim , arayalım bulalım sebebiyle dua edelim .Tabi bildiğiniz gibi iki kafadar bizimkiler aldılar kararı ,bilinçli olmasak ta bizde gezmeyi seviyoruz.Artık kaç sene sürdüğünü hatırlamıyorum ama gece kondu mahallelerinden ara sokaklara kadar şehrin içinde kıyıda köşede kalmış bir çok kabir ziyaret ettik.Hatta ismini ne yazık ki hatırlamıyorum üsküdar daydı sanırım   karşıda eski bir mahallede bir sürü merdiven ara sokak geçtik,araba giremeyen evlerin bahçelerinin birbirine açıldığı bir gece kondu semtiydi upusuun iki mezar vardı aralarında yükseklik farkıda vardı.Orda yaşayan evi mezarla sınırlı ailede hem yaşıyor hemde mezarların bakımını yapıyormuş.İşte böyle envayi çeşit yerlere gittik.Başka bir pazarda Balattantan başladık , annem gene ansiklopedisinden bulmuş bir evliya kabri arıyoruz .annem hamile çokta sıcak arabayı park etti babam ara sokaklarda yüriye yüriye dolaşıyoruz baya gittik ki çook bunalmışız artık ablamla ikimiz baya mızmızlandık annemde yoruldu pat diye karşımıza bir kabir çıktı sağ tarafta byük bir kabi solda da daha fazla sayısını veremiyecğim kabir ayrılmış.sur dibi hemen demir parmaklıklı penceremi kapımı hatırlamıyorum öyle birşeyde var.Neyse ,baya bi çöplük ortalık mezarlar viran çöpkutusu azına kadar dolu kabristanın dibinde ,zaaten sıcak mezarlardada isim işaret birşey yok.Bitane kuyu var, annem şangır şungur ağlıyoo.Şok olduk tabi biz çocukluk mizacı sebebini bilmeye gerek yok ablamla bizde saldık makarayı . Baba gidelim burası kötü biyer dedik ,zaten annemde ağlıyo.Yok dedi annem burası ,çok güzel kokuyo .Ne yazıkki  biz hiçte öyle bi koku almadık zaten annemin böyle söyelemeside bi enteresandı.Baya kaldık burda aradığımız evliyanın kabri zannetmiştk.Annem çok güzel kokuyor mübarek diye diye ağladı bizde tam bişey algılıyamasaktta o gün böyle geçti ..Eve gidince annem aldı kitabını eline yanında kuyu olmasından buldu Burası peygamberimizin süt kardeşi olduğu zannedilen sahabeden ebu Şeybetül Hudri hazretlerini kabriymiş.Bir daha bu yoldan her geçtiğimizde gittik kabre ve her gidişimizde bakımı temizliği arttı..Artık toplu ziyaretler için bile yapılandırılmış çok güzel bir çevresi olmuş.Son altı ayda bir çocuk parkı bile eklenmiş.Ağaçlar iyice büyümüş,ziyaretini yapanlar ,piknikte yapıyor,çocuklarınıda oynatıyor.


biz bu kapının diğer tarafından ara sokaklardan gelmişiz o zaman..







biri bana bunun ne ağacı olduğunu söylesin çok güzeeel.Botanik özürlüyümde:(




    Burdan devam ettik diğer sahabelerede ziyaette bulunduk.eyüp sultana geçtik.O arada yürürken ak sakallı bir dede yapıştı eşimin ellerine tanışıyorlar sandım değilmiş,tonton dedemiz umreye gidiyormuş peygamberimizi ziyarete gidiyorum dua elçisiyim dedi ,bizim adımızada dua edeceğini çocuklarımıza bol bol maşallah dememizi ve dedirtmemizi tembihledi .Selamlaştık yoluna devam etti çok hoş olduk samimiyetinden çok etkiledik.
eyüp sultanda çok ziyaretçi vardı.Çok çok kalabalığı pek sevmediğimizden ,eyüp sultan haretlerine uzaktan selam verip evimizin yolunu tuttuk.
      Nerden nereye bir gün oldu bizim için planlasak ben daha baştan cayardım herhalde.Tevafuklar birbirini kovaladı çocuklarımızla güzel br gün geçirdik.Gül bebeyimizde halnden çok memnun arabasına kurulup izledi heryeri.Bizde İstanbul'a ailemizden katılan dördüncü kepçesine hayırlı olsun dediiiiiiiik:)
                                                                                                                                sevgileeer
                                       
                                                                                    sahra'nın  gece günlüğü

   

25 Nisan 2012 Çarşamba

Oğlumun gözünden istanbul....

cumartesi bildiğiniz gibi eminönüne mecburi ihtiyaçlarımı tamamlamak üzere gitmiştik .Koşturmaca içerisinde aldık alacaklarımızı,Bide james bond filminin çekimleri vardı girilmiyordu ara sokaklara .Paar yeri sahne si çekiceklermiş.( söylemeden edemicem, bir ton plastik kap kacak asıyorlardı  artık bir milyoncu memleketiyiz onu mu göstercekler bilmem:))Tamda dükkanların kapandığı saate denk geldik saat yediye geliyordu .Yeni camide uzuun bir mola verdik. daha önce dediğim gibi akraba ziyaretine gitcez eşimde fotoğraf makinesini oğlumuza verdi.Bir çocuğun gözünden istanbul;



    anne şehire gidelim kocaman kule yanındada küçük küçük evler olan yere gidelim diyordu resmi çekince ne kast ettiğini anladık:))







kuş yuvalarını biz hiç farketmemiştik:)


deniz .gökyüzü,doğa ,hayvanlar oğlumun ilgi alanlarından geçen seneye kadar deniz diyemiyordu gemi suyuna gidelim anneeee:))


ve yine kedi yavrusu buldu cami molamız neden uzun sürdü anlamışsınızdır:)
                                                                                                         sevgiler....